ANA SAYFA      RSS için kaydol

Archive for November, 2007

internetin ve blogların hayatımızdaki önemi

Friday, November 30th, 2007

İnternet hayatımızın bir parçası oldu. Kendi fikirlerimizi internet ortamında bütün dünyayla paylaşmamız için çeşitli imkânlar var. En kolayı blogspot.com ve blogcu.com ve benzeri sitelerin ücretsiz sunduğu blog hizmetleridir. Ben blogcu.com’da bir şeyler yazmaya başladığımda (Mayıs 2006) internet konusunda neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Zamanla öğrendim. Şimdi artık kendime bir site edinmiş olarak burada yazıyorum.

İnternetin hayatımızdaki yeri ve önemi o kadar hızla gelişiyor ki artık firmaların internette birer web sitesi edinmeleri kanunen zorunlu. Kişisel olarak sitemizin veya blogumuzun olması kanunen zorunlu değil ama artık zorunluluk derecesinde çok gerekli bir şey. Bu sözlerim bugün biraz fazla iddialı görünebilir. Zamanla haklılığım anlaşılacaktır.

İnsanların meslekî olmaktan ziyade kişisel olarak blog tutmaları her geçen gün daha büyük önem kazanıyor. Blog tutmada amaç MSN ve Yahoo gibi “messenger” araçlarından farklı olarak yani kişilerle tek tek iletişimde olmak yerine kitlelere açık olarak hitap etmekten tutun da, yazarlık hevesinin tatmin edilmesine kadar, hobilerimizi bütün dünyayla paylaşmaktan siyasi fikirlerimizi yaymaya, hatta iman-kuran hizmetinde bulunmaya kadar çok faklı alanlarda olabiliyor. İnternette blog sahibi olan kişilerin sayısı hızla artıyor.

Bu gelişmelere paralel olarak bazı kişilerin sırf blogculuk üzerine izlenimlerini, fikirlerini ve blogcuların ihtiyaç duyabilecekleri bilgileri yazmak için site kurduklarını ve bunlara “blog” adını verdiklerini görüyoruz.

Blog tutmak zamanla insanlara bilgi sunma tutkusu oluşturuyor. Sunulan bilgiler Google arama sonuçlarında bilgi arayanlara sunuluyor. Sonuçta blog yazılarına dünyanın her yerinden insanlar ulaşabiliyor. Bunu bilen blogcuların hevesi artıyor. Bu şekilde en başta hiç niyeti yokken sonradan blogculuğu meslek edinenler var. Sayfalarına aldıkları reklamlardan kazanç elde etmeleri o kişilere bu tutkularını daha da arttırıyor.

İnternet, web sitesi gibi ihtiyaçlar ise ancak bilgisayar ile kullanılabiliyor. Bu açıdan bilgisayar artık her işyerinde yerini almıştır. Evlerde de hızla yayılıyor. Çok yakın bir gelecekte bilgisayarsız ev kalmayacak. Bilgisayar günümüzde öğrenciler için kaçınılmaz bir gereksinim olmuştur.

Konu ile ilgili diğer yazılarım:
1- http://blog.alivesitesi.com/index.php/internet-kullaniminda-avrupa-7siyiz/
2- http://blog.alivesitesi.com/index.php/hem-blog-hem-ticaret/

Bandwidth Nedir

Wednesday, November 21st, 2007

Blog sitelerinde misafir gibi yazmaktan vazgeçip site sahibi olmaya geçişte bu sorunla karşılaşıyoruz. Hosting yani “site barındırma” hizmeti veren firmaların veya şahısların her birinin hizmet verme imkânları farklı farklı. En iyi imkânları yabancılar sunuyor. Herkesin yabancılardan hosting alması ise gerekmez.

İnternette download diye bir şey vardır. Yani internetten bilgisayarınıza bir şey “indirmek”. Aynen bunda olduğu gibi, bir sayfaya tıklamanızla o sayfanın içeriğini olduğu gibi bilgisayarınıza indirmiş oluyorsunuz. Sadece yazıdan ibaret bir sayfanın yükü en fazla 50KB eder. Ama kenar süslemelerini filan hesaba katarsanız bu rakam beşe ona katlanıyor. Bir de müzik varsa ki o daha fazla yük olabiliyor. Bir de sayfalarına videoları koyanları düşünün. Bu videolar tıklanılıp izlenilirse o site sahibinin bandwidth hakkı o derecede çabuk tükenecek demektir. İşte aylık bandwith sınırı demek, bir ayda sizin sayfalarınızdan yapılacak dowload miktarının sınırlanması demek.

Sadece sayfalarınızı tıklayanlar değil Google robotlarının yaptıkları “download”lar da var. Bunu sayfalarınızı Google indekslemelerinde kullanmak için yapıyorlar. Bunu da düşünmelisiniz. Google aşağı yukarı her gün gelir baştan sona bütün sayfalarınızı yeniden gözden geçirir download eder. Yahoo ve MSN de benzer şeyleri yapar.

İşte bu sebeplerden dolayı hosting hizmeti verenler “aylık” bandwith sınırı getirmiş. Sitenizden ne kadar şey indirilebilir, buna aylık sınırlama getiriliyor. Bir ayda sayfalarınıza kaç tıklama yapılır, sayfalarınızın yükü ne kadardır, siz bunları hesaplayın, Google robotları gibi şeyleri düşünerek çıkan sonucu ikiyle hatta üçle çarpın, satın alacağınız hosting paketindeki bandwidth büyüklüğünün ne kadar olacağına “dikkatle” karar verin. Eğer seçiminizdeki bandwith hakkınız gerekenden az ise, bir ay rahatlıkla yeteceği yerde 15 günde biterse, sayfalarınız 15 gün sonunda otomatikman erişime kapatılacak ve aybaşına kadar açılmayacaktır.

Benim 3 GB hakkım var. Bu yaklaşık 3000MB ediyor. 28 günde sadece 580MB harcanmış. Diyelim ki ayda 600MB harcanmış. Yani hakkımın üçte birinden bile az bir kısmı harcanmış. Bu durum gereğinden fazla bandwidh hakkım olduğunu gösteriyor. Ama henüz eski blogdaki her şeyi buraya getirmedim. Google’dan çok ziyaretçi çekenlerden hiçbirini henüz getirmedim. Getirdiğim zaman bu 3GB bile yeterli olmayabilir.

Yerli firmalarımızın daha iyi imkân sunmaları çok fazla pahalı. Yabancı firmalardan hosting alsanız bununla yüz kadar kişiye blog hizmeti verecek blogcu.com gibi ama tabi çok daha küçük çapta bir site bile yapabilirsiniz. O kadar geniş çapta hizmet sunuyorlar. Yabancılardan en uygunu şimdiye kadar gördüklerim arasında Dream Host’tur. Sonra Blue Host geliyor.

Son güncelleme: 06.02.2008
Şubat ayında eklenen bilgi:
Bu yazımdan sonra, son iki ayda birçok Türk hosting firmaları daha iyi imkanlarla daha uygun fiyatlarla hizmet sunmaya başladılar. Artık bandwidth vesaire gibi şeyler yüzünden yabancılardan hosting almaya gerek kalmadı. En geç bir yıl içinde her şey çok daha iyi olacak gibi görünüyor.

Blog Konferansı 2008

Monday, November 19th, 2007

Blog Konferansı 2008

Birkaç ay sonra, en geç bir yıl içinde gerçekleşecek olan bir sonraki blog konferansı için yukardaki karikatür bir kehanet niteliği taşımaz inşallah:)

Birbirimizin başarılarını dile getirme tarzımız çok ilginç. Dünyada farklı bir toplumuz. Umuyorum ve diliyorum ki gelecek konferansa kadar her şey çok daha iyi olur. Bugün başarılı olan herkesi gelecek sefer çok daha iyi yerlerde görmek isterim. Şimdiden yeni projeler üstünde durmakta yarar var. Herkes kabuğunu kırmalı yepyeni ufuklara yelken açmalı. Başarı alanları değişik değişik olabilir.

Bu yılki blog konferansı çok sönük geçtiği gibi farklı kulvarlardan yeterli sayıda blogcuları göremedik. Ayrıca Devletşah adlı blogcu hanıma çok fazla söz hakkı vermişler. Elbette başarılı bir blogcu olduğu için konuşmalıydı. Ama ona o kadar fazla zaman ayıracaklarına beş ayrı alanda beş ayrı blogcunun kendi başarıları için ayrıntılı bilgiler vererek konuşmalarını sağlayabilirlerdi. Sosyete toplantısına çevirdiler konferansı. Mesela blogculuk alanında çok fazla emekleri olan, çok kişiye büyük yardımları olan ve yüzlerce blogcuların sevgisini saygısını kazanmış örnek insan, dil din ırk ayrımı yapmayan, siyasi konularda devletin en yüksek kademesindekileri hatta ordu mensuplarını sert bir dille eleştirmekten çekinmeyen Blogcu Kiremit davet edilmedi. Bu onların büyük bir ayıbıdır. Bundan sonra davet edilsem de gitmem zaten. [ espriydi, gülebilirsiniz :) ]

Karikatürün kaynağına gelince: Evdeki eski bir Fransızca kitaptan aldım yazılarını değiştirdim. Prensiplerim icabı kaynak belirteyim. Kitapta aynen aşağıdaki şekilde kaynak belirtmişler:

Caricature par Caran d’Arche parue dans un journal de l’époque.