ANA SAYFA      RSS için kaydol

Archive for December, 2007

2007 Türk Blogcuları

Saturday, December 29th, 2007

 

Yeni yıla girmeden önce 2007′de Türk blogcuları açısından neler olmuş yazmak istedim. Blogları çok iyi takip eden biri olmadığım için ancak bildiğim birkaç konuya değinebileceğim.

Çok önemli bir gelişme Türk blogları için Blograzzi adında Technorati benzeri olmaya aday bir sitenin kurulması oldu. Kavgalarla, tartışmalarla, çalkantılarla belirli bir zemine oturtulmaya çalışıldı.

Eda Suner blogcuların arasına 2007′de geldi ama herkese çok büyük fark attı. Alexa sıralamasında ilk 50 bin ve 70 bin arasında inip çıkıyor. Bir blogcu olarak dünya çapında büyük başarı yakaladı. Türk blogcuları açısından 2007nin en önemli olayı onun bu eşi emsali görülmemiş başarısı olmuştur bence.

Blogların siyasete alet olmaları gözden kaçmadı. Parti seçimlerinde parti propagandaları bol bol yapıldı. Şehit kanları ve milli duygular siyaset dünyasında olduğu gibi bloglarda da silah gibi kullanıldı.

Blogcu.com üyesi blogcular kendilerine sunulan hizmetteki büyük aksaklıklardan hiç kurtulamadı. 2007 yılı içinde çok sayıda blogcu blogspot’a taşındı. Bazı blogcular ise kendi sitelerini kurdular. Bütün bunlara rağmen blogcu.com (şu anda) Türkiye’de en çok ziyaret edilen 28. büyük site. Dünya çapında ise ilk 2 bin site arasında olma konumunu koruyor.

2007 yılı blogcular için ayrıca “blog ve blogculuk” üzerine yazıları olan bloglar patlamasına sahne oldu. Önümüzdeki yıl bu akımın söneceğini, biteceğini, ancak üç beş blog blogcusunun varlığını koruyabileceğini sanıyorum.

2007 yılında önceki parlak günlerini kaybeden dini bloglar 2008 yılında daha da sönecek gibi görünüyorlar. Mevcut bilgileri yazmaktan başka şey düşünemeyen dindar blogcular için bu hal kaçınılmazdı zaten. “Blogcu” olarak devam etmek için daha değişik yazılar yazmalılar. Günlük, islami güncel gelişmeler ve fikir-tefekkür yazıları ile devam etmeleri onların yararına olacak.

2006′nın efsanevi blogcularından Hande Elibir bu yıl ses getiremedi.

2007 yılı içinde ölen blogcular da oldu. Bütün bu gelişmeleri yazan bir blog bülteni olması gerekir. Belki vardır ama benim haberim yok. Eğer yoksa, blogları çok iyi izleyen bir blogcu arkadaş blog bülteni diye müstakil bir bir site kursa çok rağbet görür.

Ben ise Ekim ayının sonlarında kendi siteme geçtim. Eski blogdaki kategorileri bu sitede müstakil bloglar olarak düzenlemeyi planlamıştım. Birkaçını yapabildim. Eski blogumu yeni yerime tamamıyla taşımaktan da vaz geçerek eski yerimdeki bazı yazılarımı daha geliştirip düzelterek yeni yerimde yeniden yazmaya karar verdim. Ayrıca yepyeni bambaşka projeler tasarlıyorum.

İnternet Kullanımında Avrupa 7.siyiz

Sunday, December 23rd, 2007

Haber 2007 Temmuz ayına ait. Türkiye bir Avrupa ülkesi olarak kabul edilirse, Avrupa’da internet kullanımında 7. sıradaymışız. En çok internet kullanıcısı olan Avrupa ülkesi ise Almanya.

Almanya’da nüfüsun %61.2si internet kullanıcısı iken bizde nüfusun %21.1’i internet kullanıyormuş. Bu rakam şimdiye kadar artmıştır mutlaka. Ayrıntılı bilgi için buraya tıklayın. >>>>>

Günümüz şartlarında çocuklara okul dersleri için evde bilgisayar ve internet büyük ihtiyaç haline geliyor. Blogculuk hevesi ise her kesimden insanlarımızın, hatta ev kadınlarımızın arasında artış göstermekte. MSN gibi anında yazışma, çetleşme araçlarının görüntülü olmasıyla birlikte ayrı ülkelerde, ayrı şehirlerde yaşayan akrabalarıyla, arkadaşlarıyla görüşüp hasret gidermek için hayatlarına bilgisayarı ve interneti sokan insanlar var. Akrabalık ilişkilerinden ticarete, yalnızlığa çare arayışından cinsi sapıklıklara kadar hayatımızın her alanında bilgisayar ve internet her geçen gün önemini arttırıyor.

Blogcu Mimleşmeleri

Monday, December 17th, 2007

Blogcular arasında ilkin “sobe” adı ile başlayan oyun daha sonra “mimleme” ile devam etti. Arada bir yeni bir soru gurubuyla birisi tarafından yeni bir “mimleme” oyunu çıkıyor ve sonra blogcudan blogcuya aktarılıyor. Bu dalga hareketi bir şekilde tükeniyor. Daha sonra başka bir mim oyunu başlatılıyor.

Geçenlerde iki ayrı blogcu aynı mim oyunu sorularıyla beni mimlemişler. 1- Tekno Murat Blog 2- Vişne Ağacı Cevap vermede biraz geciktiğim için kendilerinden özür dilerim. İkisi de bana bildirmediler. Birisini technorati bana bildirdi diğerini kendim onun yazılarına bakarken fark ettim. Daha başka beni mimleyip de cevap alamayan varsa bilsinler ki benim haberim olmadı.

Bu mimlemenin konusu: BLOGUNUZUN HAYATINIZDAKİ YERİ

Soru 1- Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Cevap 1- 2006 Mayıs ayından önce MSN ile birkaç arkadaşla çet yapıyordum. Onlardan biri bana 19 yaşındaki kardeşinin bir site kurduğunu, 12000 üyesi olduğunu ve çok iyi reklam geliri kazandığını anlatmıştı. Bu fikir bana çok cazip geldi. O çocuğun sitesini inceledim. İslami konularda çok detaylı içeriği olan bir sitesi vardı. Ben de site kurayım dedim. Araştırdım sonunda bunun çok zor olduğunu öğrendim. Tabi o zaman hiçbir bilgim yoktu. Site kurmayı çok fazla temelinden araştırmışım. O şekilde gerçekten çok zor. Daha sonra MyNet hazır site aracından edindim. Ama kimse oluşturduğum sayfalara gelmiyordu. Sonra Googlepages ile birşeyler yaptım. Yine halka açılamamıştım :)
Sonunda blogcu.com’u keşfettim. Kimse bana anlatmadı. Tesadüfen bir sitedeki Google reklamlarından reklamını görerek üye olmuştum. Blogculuk hayatına böylece başladım. Karşılıklı yorumlaşmaları filan o kadar sevdim ki ilk amacımı tamamen unuttum. Ancak bir buçuk yıl sonra kendime site edinebildim. Ama o MSN arkadaşımın kardeşininki gibi büyük bir site yapabilmem çok zor. Hâlâ hangi konuda yoğunlaşıp o konuda bir site yapacağıma dair bir fikrim yok. Burada birkaç alt alan adı ile birkaç konuda blog tarzı siteciklerim var. Bakalım zaman ne gösterecek.

Soru 2- Blog yazılarımın konusunun belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Cevap 2- İstediğim konularda yazıyorum. Hiçbir yazım içimden gelmediği halde yazılmış değildir. Öyle olsaydı günde 20 yazı bile yayımlayabilirdim. Maksat çok zengin içerikle Google’dan mümkün olduğu kadar ziyaretçi çekip reklam geliri elde etmek olsaydı öyle olurdu. Konularım burada yeni sitemde birkaç alt alan adı altında ve o alt alan adları altında çeşitli kategorilerde oluyor. Bu açıdan, kategoriye uygun olacak şekilde yazılarımın çizgisine dikkat ediyorum. Mevcut kategorilere uygun olmayan yazılarım için yeni kategori oluştururum. Her bir yazımın SEO için uygun olmasına dikkat ediyorum. Anahtar kelimelerin dağılımı, kategori, etiket, başlık her şey bir yazıda aynı alanda aynı konuda olmalı. Bunu nadiren ihmal ederim.

Soru 3- Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Cevap 3- Maalesef tam tersi gün içinde bazı şeyler için blog yazmadan feragat ediyorum.

Soru 4- Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Cevap 4- Soru anlaşılamıyor. “Zorunlu bir hal almaya başladı mı?” sorusundaki “zorunlu” sözcüğü “mecburi” anlamındadır. Bu bağlamda “artan bekleyiş”ten kasıt nedir anlaşılmıyor. Bu mim oyununun sorularını kim hazırlamışsa ne demek istediğini iyi ifade edememiş.

Soru 5- Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Cevap 5- Yıllarca sürebilir. Belki de ömür boyunca. Öyle görünüyor.

Şimdi sıra geldi benim kimleri mimleyeceğime: F tipi blog, Doğancan Ülker, Hüseyin, Sedencik, Karafakiden, Kayra

Not: Bu belirttiğim blogcular bu oyunu devam ettirmede serbesttirler. Kabul etmedikleri takdirde benden özür dilemeleri gerekmez. Ayrıca, beni mimleyen iki kişinin beni mimlediklerini bana haber vermemeleri galiba bu oyunun yeni bir kuralı. Onun için ben de bu blogculara haber vermiyorum. Buradan okurlarsa görürler.