Blog Ödülleri Yarışması
Son Güncelleme: 27 Nisan 2008, Pazar
1- Yazımın ilk şeklindeki “yarışma mağdurları” kısmını ve gelen yorumlardan bazılarını sildim. gerekli açıklama “yarışma mağdurları” başlığının altında ve en aşağıda yorumların arasında yorum olarak 27 nisan tarihli yazımda belirttim.
2- Hiç kimseye oy vermeyeceğim diyordum ama sonradan fikrimin “Bu bir ilktir, prova niteliğindedir” yönünde değişmesi üzerine yarışmaya katılan çok ciddi ve çok önemli çalışmalar yapan bir blogcu arkadaşıma oy vermek istedim.
Oy verebilmek için üye olma gerekiyormuş. Üye oldum. Sonra bana bir aktivasyon mesajı gönderildi. Onayladım. Artık oy verebilirdim. Ama oraya tıkla buraya tıkla beş altı turdan sonra galiba oy verebildim. Ancak oldu mu bilmiyorum. Emin değilim bile diyemiyorum.
Bu kadar beceriksizce hazırlanmış bir oy verme sistemi olamaz.
Yarışmayı düzenleyenler, bütün katılımcılar ve oy veren herkes şundan emin olsun:
Verilen oyların %80’i yerini bulmamış, boşa gitmiştir.
Herkes benim kadar uğraşmamıştır. Tıkladıkları yerlerden oylarının verilmiş olduğunu sanmaktadır.
Güncelleme: 24 Nisan 2008, Perşembe
Bana yarışmaya katılan bazı blogcu arkadaşlarımdan birkaç mail geldi.
Kendilerine oy vermem isteniyor. Hangisinin hatırını kırmasam acaba?
Şimdi, blogcu arkadaşlarından oy talebinde bulunan iki ayrı blogdaki yazıdan okuyup anladığım kadarıyla oy vermek için bile üye olmak gerekiyormuş.
Bu ne için peki? Benim 8 tane mail adresim var. istersem msn, yahoo, gmail gibi yerlerden değişik kimliklerle 50 mail adresi daha oluşturur her gün kazanmasını istediğim kişiyi tekrar tekrar desteklerim. Mail adresi ile üye olma şartı olmasaydı IP adresi sorun olmasın diye kendi bilgisayarımdan, abimin, arkadaşların ve akrabaların bilgisayarlarından girip oylama yapabilirdim. Yapmak isteseydim yapardım. Eminim kendi kendilerine bile değişik email adresilerinden oy verenler vardır. Bu şekilde oylama her şeyiyle sakat. Ciddi bir jüri oluşturulmalı oylamayı onlar yapmalı. Madem iddia ettikleri gibi Microsoft sponsor olmuş, bu durumda her şey daha kolay yapılabilirdi.
Seneye daha ciddi bir yol takip edeceklerini umuyorum. Şimdilik bu kadar yapıcı eleştiri yeter.
* * *
Güncelleme: 22 Nisan 2008, Salı
Aşağıdaki 21 Nisan tarihli yazımdan sonra bugün ne demek istediğimi daha anlaşılır bir şekilde yazmak istedim. Söz konusu yarışmaya oylama mahiyeti açısından soğuk baktığım için şartlarını filan incelememiştim. Bu arada, ciddiliğinden ve titizliğinden dolayı güvenimi kazanmış bir blogcu arkadaşımın bir iddiasını “araştırma gereği duymadan” yazımda belirtmekle hata etmişim. İddia ettiği 6 ay şartının şartlarda belirtilmemiş olması kendisinin gözünden kaçan bir şeymiş: 16 nisan tarihli Google önbellik görüntüsünden de anlaşıldığı gibi “6 aylık arşive sahip olmak gerektiği” katılım şartlarının 2. maddesinde belirtilmiş. Selçuk Hoca’ya mail yazarak kendisinden özür diledim. Büyük bir anlayışla karşılık verdi. Diğer kişileri tanımıyorum. Araştırma yapmadan yanlış bir bilgiyi yazıma eklediğim için onlardan da burada özür dilerim.
Aşağıdaki yazımın ana fikrine gelince şudur:
Oylama türünü derinden düşünürsek sonuçların gerçekçi olamayacağını anlayabiliriz. Öte yandan bu yarışma hakkında “ciddi anlamda bir ilktir, sonrakiler böyle olmayacaktır” diye de düşünebiliriz. Buna “bir prova” da denebilir.
Blogculuk Türkiye için çok önemli boyutlara ulaştı. Büyük ölçüde fikir alışverişi oluyor. İnsanların bakış açıları değişebiliyor.
Güzel yönleri çok fazla. Mesela Kurtalan’ın yoksul bir köyündeki bir öğretmenimiz >>> tek başına valinin de belediye başkanlarının da yapamadığını beceremediğini blogculuk sayesinde yapabiliyor. Bu küçük bir örnek.
İnsanlarımız Gazetelerde televizyonda göremeyeceği ülke ve dünya gerçeklerini blogcular sayesinde görebiliyor öğrenebiliyor. “Düşünme, fikir yürütme, sorgulama” yeteneği kazanıyor. Blogculuk gerçeğine bu yönüyle bakınca Türkiye blogculuk dünyasını tümüyle ele alan bir yarışmada oylamaların noter tasdikli olması ve topluma malolmuş güvenilir kişilerce yapılması gerekmektedir diye düşünüyorum.
* * *
21 Nisan 2008, Pazartesi
Adil olmayan bir yarışma. Bu yüzden katılmadım. Hiç kimseye de oy vermiyorum. Çünkü kazanacak kişiler kendi blogcu arkadaşlarının oylarıyla belirlenmiş olacak. Bu da demektir ki kimin blogcu arkadaşları çoksa kazanan o olacak.
(Şunu hemen söylemeliyim: Ne kadar popüler olursa olsun hiçbir katılımcıya en ufak bir sözüm yok. Benim eleştirim yarışmayı düzenleyenlere.)
Bu durumda ödül ne için veriliyor? En iyi blogları belirlemek için mi? Alakası yok.
Ödül “En çok blogcu arkadaşı olan kişi ödülü” diye adlandırılsaydı işte o zaman bu yarışmanın adil olmadığı iddiasında bulunmazdım.
Hatta yarışma “Blogcu arkadaşlığında en başarılı blogcuları belirlemek” amacıyla yapılabilirdi.
Oy verenlerin mahiyeti:
1- Sevdikleri blogcuyu desteklemek isteyenler. Bunu iyi niyetle yapıyorlar. Ama yarışmanın sonucunu adil olmayan bir şekilde etkilediklerini düşünemiyorlar.
2- Bunlar da iyi niyetli elbette ama yukardakilerden biraz daha kendi çıkarlarının bilincindeler. Popüler blogculara yakın olup (onlarla iyi iletişimde bulunarak) onların sitelerinde linkinin bulunmasını isteyenler. Bu elbette faydalıdır. Pagerank derecesi 4 ve üzeri sitelerde linkinizin bulunması sizin için büyük bir avantajdır. Ama bunun yolu böyle bir şey olmamalı. Yine de kendilerine saygım sonsuz. Ben yarışmayı düzenleyenlerin tavrını eleştiriyorum sadece.
3- Organizmayı düzenleyenlerin hatalarını görmeden anlamadan yarışmayı adil sananlar. Bunlar yarışmaya katılan blogları inceleyerek adil bir şekilde oy veren kişiler. Ama sayıları popüler bloglara oy veren taraftar kişiler kadar çok olamaz.
Yarışma mağdurları:
[Burada yazdıklarımı sonradan silmiş bulunuyorum. Aşağı satırlardaki “sonradan gelen bir yorum” ve yukardaki bu yazımla ilgili 22 nisan tarihli güncelleştirme burası ile ilgilidir. Neden sildiğimi ise en aşağıdaki yorumlarda 27 nisan tarihli yazımda açıkladım.]
Son sözüm:
Bu tür yarışmalarda dereceye girecek bloglar en güvenilir basın mensupları yazarlardan oluşan bir jürinin oylamasıyla tespit edilmeli. Noter huzurunda olması da şart olmalı. Birincilik, ikincilik vesaire sonuçları da aynı şekilde gerçekleştirilmeli. Aksi takdirde bu yarışmanın hiçbir ciddiyeti ve geçerliliği yoktur.
Sonradan gelen bir yorum:
Yazan: Selçuk Hoca
Yorum tarihi: 21 Nisan 2008 saat: 22:42
Kuralları okuduğunu iddia eden arkadaş herhalde bazı yerleri atlamış. Kuralların ilk ilan edildiği günden beri 6 ay şartı vardı. İnanmayan Google’a bakabilir. Aşağıdaki linkten Google’ın 16 Nisan 2008 tarihinde şartların yazılı olduğu sayfadan aldığı önbellek görüntüsüne ulaşabilirsiniz. buraya tıklayın: >>>>>
Sonuç olarak art niyetli olmak, açıkça yanlış bilgi vermek kimseye bir şey kazandırmaz…
Tags: blog yarışması, blogcu ödülleri, en iyi blogcular, popüler bloglar, yarışma adil değil
April 21st, 2008
saat: 10:16 pm
bu yarışmaya bir arkadaşımın ısrarı ile katıldım bloğumla, söylediklerinizde haklı olabilirsiniz… çok mümkün… ancak olmayabilirsinizde, herneyse sonucunu elbette göreceğiz…
yarışmada inanın benimde gözüm yok, dediğim gibi bir rica idi, derecelerin hiç önemi yok ancak durum şu ki umarım kötü niyet duvarına konulmuş bir tuğla olmam
*****
Cevap:
Elbette herkes katılabilir. İnşallah bir dahaki sefer her şeyde en iyisini yaparlar. Böyle eleştiriler olabilmesi normal. Kırılmasınlar. Bir dahaki sefere çok daha titiz davranmalarını umuyorum.
April 21st, 2008
saat: 10:26 pm
iyide bu altı ay meselesi baştan beri var. bende üye olurken üyelik şartlarını okudum ve vardı ki ben en başalrde üye olanlardanım. bence bir yere üye olacaksanız ilk önce şartları okuyunuz.
ayrıca çok da ilgililerdi.
iyi günler
*****
Cevap:
O kişi ise olmadığını, dün ilave edildiğini iddia ediyor. Benim bir iddiam yok çünkü ben o şartları daha önce okumamıştım. Ben sadece kendi yazımda iddialıyım. ayrıca bu tür eleştiriler olabilir. normaldir. Her şeyin çok daha titizlikle olması gerektiğini gösterir bu eleştiriler.
April 21st, 2008
saat: 10:42 pm
Kuralları okuduğunu iddia eden arkadaş herhalde bazı yerleri atlamış. Kuralların ilk ilan edildiği günden beri 6 ay şartı vardı. İnanmayan Google’a bakabilir. Aşağıdaki linkten Google’ın 16 Nisan 2008 tarihinde şartların yazılı olduğu sayfadan aldığı önbellek görüntüsüne ulaşabilirsiniz.
Buraya tıklayın: >>>>>
Sonuç olarak art niyetli olmak, açıkça yanlış bilgi vermek kimseye bir şey kazandırmaz…
*****
Cevap:
Yorumunuzu yazımın en altına da ayrıca ekledim. Teşekkür ederim.
April 22nd, 2008
saat: 7:06 pm
merhabalar.. inan ki benim böyle bir yarışmadan bile haberim yoktu. blogun ana sayfasını incelememden kaynaklanıyor kesin. ama dediğine katılıyorum. böyle bir yarışmanın realitesine pek inanmam. ben burda derece alayım diye yazı yazmıyorum. ya da diğer blogcularda eminim ki sadece ruhlarını ortaya koyuyorlar. burası onların özeli.. ya da benim için özel. ayrı bir dünya benim için. yazında örnek olarak beni vermişsin çok teşekkür ederim. ben interneti faydalı olarak kullanmaya çalışanlardanım. siirt’te olmama rağmen sosyal aktivitesi olmayan, çevre darlığı çekmemize rağmen belki buradaki en sosyal olan insanım. bu da blog sayesindedir. kimler tanıdık, dost olduk. bu yarışmaya inanmıyorum çünkü dediğin gibi çevresi fazla olan kazanacak gibi. belki böyle olmayacak yanlış da düşünebiliriz ama bunu da zamanla göreceğiz.
*****
Cevap:
Yorumunuz için teşekkür ederim. Sizden bahsederken yazının içine linkinizi koymayı unutmuşum. Onu da şimdi hallettim.
April 22nd, 2008
saat: 10:11 pm
Teşekkür ederim..
April 25th, 2008
saat: 2:29 pm
Blog Ödülleri ile ilgili benim de izlenimlerim pek iyi değil. Tarafsız ve adilane bir yarışma olacağını düşünmüyorum. Yanlış anlaşılmasın, şike var demiyorum. Ancak mevcut oylama sistemi ve adayların blogodulleri.com’da hep aynı sırayla yayınlanması gibi nedenlerle sağlıklı/gerçekçi bir sonuç çıkmayacaktır diyorum.
Bu arada hobi kategorisinde yarışan güçlü adaylardan Cevher Kutusu (www.cevherkutusu.com) yarışmadan çekildiğini açıkladı. Sebep olarak o da yarışmanın tarafsızlığına inanmadığından ve sistemdeki aksaklıklardan bahsetmiş. En temizi bu işte. Ortalığı ayağa kaldırmaya gerek yok
April 25th, 2008
saat: 2:54 pm
Webken ismi bana hiç yabancı gelmiyor ama hatırlayamadım. Siteniz vardır muhtemelen. URL’sini yazmayı unutmuşsunuz.
Yorumunuz için teşekkür ederim. Bence de yarışma tarafsızca bir sonuca ulaşmayacak ama organizatörlerin burada direkt bir etkisi yok. oy veren kişilerin ve yarışmacıların tutumlarıyla ilgili bir şey. işte bunu en başta düşünmemeleri organizatörlerin bir hatası.
Bu yarışma bütün Türk blog dünyasını kapsadığı için yarışmayı düzenleyenlerin hem aldıkları sorumluluk çok büyük hem de işleri çok zor.
Bunun bir ilk olduğunu düşünerek bu ilk organizasyondaki eleştirilerimizin “bir dahaki yarışma için” olması ve olmaması gerekenleri tavsiye yönünde olması gerekiyor.
Cevher Kutusu blogcu kişi yarışmadan çekilmiş ama herkes çekilse bunun prova niteliği gerçekleşemez.
Ben yaptığım ilk eleştiriyi şimdi pek doğru bulmuyorum. Sadece gelecek senekisinin nasıl olması gerektiği yönünde fikirlerimi sunmam çok daha iyi olurdu.
Kimse kimseyi yıpratmamalı. Eleştirilerimiz yapıcı olmalı. Yapıcı olmalı derken bu “yapıcı olmak” onaylayıcı anlamına gelmiyor elbette. Yani ben madem yanlış bir şeyler görüyorum, doğrusu nasıl olmalıdır bunu güzel bir dille anlatmam yapıcı eleştiri olurdu.
Diğer kişilerin de eleştirilerini bir kez daha düşünmeleri gerekir. Çünkü bu bir ilk. Eğer ikinci veya üçüncü olsaydı ve de evvelki eleştiriler kale alınmamış olsaydı o zaman eleştirilerde herkesin sert bir tutum sergilemeye hakları olurdu.
April 25th, 2008
saat: 7:29 pm
“Bu blog” yani benim bu bloğum ve diğer bölümleriyle bana ait olan tüm siteden önce birbuçuk yıllık bir blogcu geçmişim vardı. Şimdi iki yıl oldu. En azından bunlar da dikkate alınmalı.
Bir de 6 aylık olup çok kayda değer içerikleri olmadığı halde yarışmaya kabul edilenler var ama 6 aylık olmamalarına rağmen zengin ve kaliteli içeriğe sahip oldukları halde yarışmaya kabul edilmeyen bloglar var. Gelecek yıl 6 ay şartı olmamalı.
April 26th, 2008
saat: 8:07 pm
“webken” ismini başka yerden duymuş olamam: benim eski bir yazıma (benim eski blogda veya bu sitemin alt alan adları ile oluşturulmuş diğer bölümlerinde) yorum yazmış olabilirsiniz.
Katılmadığınız konu hakkında: Ben sonradan böyle düşünmeye başladım. Çünkü aldıkları eleştirilerden bazıları çok yıpratıcı görünüyor. Bu durumda: Zaten olan olmuş, bir dahaki yarışmayı düşünüp bunun bir prova gibi görülmesi gerektiği fikrini savunmak daha güzel bir davranış gibi geldi bana.
İyi bir jürinin yanı sıra halk oylamasının da geçerli olması fikri ise bence iyi bir fikir değil. Bu ciddi bir iş. Spor müsabakalarında kazanacakları sadece hakemlerle değil halk oylamasına göre de tespit edileceğini düşünelim. Blogculuğun öyle bir yanı var. Taraftarlığın önüne geçilemez.
April 26th, 2008
saat: 11:14 pm
@admin
Buradaki muhabbet şimdi olması gereken kıvama geldi
Belki Blog Ödülleri’ni organize edenler, ya da bu tarz başka bir organizasyon düzenleyecekler burada yazılanları okur diye, aklıma gelen farklı bir öneriyi dile getireyim. Bakalım sizler ne düşüneceksiniz?
Seçkin bir jüri, ki burada seçkin jüriden kastım “ünlüler” değil internet aleminin hatırı sayılır simalarıdır, başvuran aday adayları arasından her kategori için atıyorum 5 tane aday belirler ve bu 5 aday için hem halk oylaması hem de jüri oylaması yapılır. Ben halk oylamasının ayrı bir tat, ayrı bir heyecan katacağına ve insanların bu organizasyonu daha çok sahiplenmesini sağlayacağına inanıyorum.
Her kategoride sadece 5 aday olduğunda insanlar bu adayların hepsini birden ineceleyebilirler. Böylece daha sağlıklı bir oylama yapılabilir. Elbette sistemi istismar etmek isteyenler olacaktır ancak gerekli teknolojik önlemler alınırsa bu riskin çok önemsiz bir boyuta indirgenebileceğini düşünüyorum.
Şimdi aklıma geldi, jüri oylarıyla halk oylarının ortalaması da alınabilir.
NOT: İnternet ortamında hiç tanımadığım insanlarla sizli-bizli konuşmaktan pek hoşlanmıyorum. Umarım bu seni rahatsız etmez. Sen de “senli-benli” bir üslup kullanırsan memnun olurum
April 26th, 2008
saat: 11:39 pm
Bir önceki mesajdaki atladığım bir şey: Blog Ödüllerinin tek bir organizasyonca tekelleşmemesi gerektiği hakkında idi. Bence tek bir makamda olması çok daha iyi olur. Çünkü farklı kişilerin veya gurupların aynı aktiviteyi aynı yıl içinde yapmaları hiç uygun değil. Ancak niteliği başka aktiviteler yapılırsa çok güzel bir şey olur. Kapsamı ve niteliği açısından şimdi yapılan yarışmanın uluslararası boyutu da var. Bu yüzden tek bir organizasyon tarafından yılda bir defa yapılması gerekir. Ayrıca zor bir iş. İyi bir donanım ve iyi bir çalışma gerektiriyor. Bunu hep aynı gurup yapmalı ki zamanla tecrübeleri de iyice yerine otursun.
Jürinin tanınmış ve güvenilir blogculardan oluşması fikrini ben de düşünmüştüm. Olabilir. Ama bu jüride yer alacak kişilerin bloglarının yarışmaya girmemesi gerekir herhalde. Bu ise iyi bir şey değil.
Halk oylaması nasıl söz konusu olabilir? Neticede blogcuların arkadaşları, eşleri dostları oy verecektir. Buna halk oylaması değil taraftar oylaması denir ancak.
Sen – siz konusu: Benim iki yıldır “siz” diye hitap ettiğim bazı blogcular var. Ölçüm nedir bir türlü anlayabilmiş değilim. Üzerinde çok düşündüm işin içinden çıkamadım. Hiçbir ölçü yok. Elimde olmadan oluyor.
Ama bundan sonra sana “siz” demem.
April 27th, 2008
saat: 12:51 pm
Bu yarışmadan ve yarışmayı organize edenlerden soğuduğum için açıkçası bu arkadaşların blog ödülleri konusunda tekelleşmesine gönlüm razı değil. Ama ilerleyen senelerde bu işin hakkını verirlerse o zaman başka tabi.
Jüri olayına gelince de illa tanınmış, güvenilir blogculardan oluşmasına gerek yok. Blog sahibi olmayıp da internette hatırı sayılır bir konumda olan insanlar da var(dır umarım :p).
Halk oylamasını daha önce de söylediğim gibi, yarışmanın insanlar tarafından sahiplenmesini sağlayacağını düşündüğüm için destekliyorum. Elbette eş-dost tarafından gönderilecek adil olmayan oylar olacaktır ancak yarışma internet kullanıcılarının tamamına güzel bir şekilde duyurulursa o zaman bu eş-dost oyları çok önemsiz bir oranda kalacaktır ve sonucu etkilemeyecektir bence.
Seçimlerde de parti liderleri ve akrabaları kendilerine oy vermiyor mu?
Blog Ödülleri bize maaş bağlasın bence, oturmuş yarışmanın daha güzel olması için karşılıksız vakit harcıyoruz burada.
(Eleştirileri dikkate alsalar o da yeter gerçi :p)
April 27th, 2008
saat: 4:15 pm
Blogculuğun Türk bilgi ve kültür dünyasına katkısı büyük. O açıdan onlara yardımcı olmamız elbete gerekir. Ama onlar da eleştirilerin tümünü kale almalılar.
Türkiye’de neredeyse her konuda “Biz yaptık oldu(!) Beğenmeyenler yapabilirse daha iyisini yapsın!” diye bir mantık var. Eğer bir iş sırf gösteriş veya başka bir kötü niyetle yapılarak ya da hakkıyla yapılmayıp haksızlıklara zemin olunuyorsa ne hakla kendilerini savunabilirler işte bu hiç iyi değil.
Halk oylamasına gelince: Bunda blogcu olmayanların katılımının sağlanması için ciddi anlamda reklâm ve tanıtım yapılması gerekir. Bu ne mümkün olabilir ne de etkili olabilir. Halk oylaması fikri bence hiç sağlam değil.
April 27th, 2008
saat: 9:03 pm
Esas yazımdaki “Yarışma Mağdurları” başlığının altındaki yazımı ve buradaki bazı yorumları silmem hakkında:
Aşağıdaki sözlerimi bana son saatlerde farklı kişilerden gelen şikâyetler üzerine yazdım:
Her şeyin bir sınırı vardır ve olmalıdır!
Blogcu ödüllerine çok fazla sert çıkışlarıyla son günlerde tanınan kişi insanlara nasıl davranılacağını bilseydi haklı durumda kabul edilebilirdi. Ama gerçekten çok yanlışları oluyor. Artık sayfalarımda gereksiz ve haddini aşan sataşmalarına yer vermek istemiyorum. Bu yüzden buradaki yorumlarının tümünü silme kararı aldım.
Kendisine son sözlerim:
(Buradaki sözlerim muhatap kişi tarafından okunduğu için burada olması artık gerekmiyordu. Bu yüzden bugün, 28 nisan tarihi itibarıyla silmiş bulunuyorum.)
May 6th, 2008
saat: 11:27 pm
Peki, yıkıcı olmak yerine yapıcı olmaya ne dersiniz!
Bildiğiniz üzere, ilk blog yarışması olan TurkOscars’ı 2005 yılının Kasım ayında ben düzenlemiştim. 2006 Şubat ayına kadar her ay en iyi Spaces sayfaları, yüzlerce katılım ve binlerce oyla belirlenmişti.
Eski adıyla MSN Spaces yeni adıyla Windows Live Spaces alanları arasında en iyilerini şeffaf bir oylama ile, her ay seçilmişti. 4 ay süren yoğun ve stresli çalışmalar geride kaldı ama 3 yıl önce blog yazmaya Spaces ile başlayan pek çok kişinin artık kendi adına blog sitesi var. Örneğin, sevgili dostum Volkan Yılmaz ya da bildiğiniz adıyla Wolkanca.
- Aradan 3 yıl geçti peki neden kimse elini taşın altına sokup bir blog yarışması düzenlemedi?
Eline taşın altına sokan kişi sevgili dostum Eray Endeş. Ne tür zorluklarla karşılaşabileceğini tahmin edebiliyorum. Bu organizasyonun ne kadar zor olduğunu biliyorum.
Eray Endeş doğru olanı yaptı ve bir değerlendirme komitesi oluşturdu. 7 Mayıs Çarşamba günü Burak Büyükdemir, Ender Yenice, İlker Utlu, Murat Buyurgan, Nuri Çankaya, Ozgur Alaz, Pelin Özkan, Renan Tavukçuoğlu‘ndan oluşan denetleme kurulu dereceye giren blogları inceleyecekler.
10 Mayıs gecesi ise kazanlar ve kaybedenler ile güzel bir blog gecesi geçireceğimizi zannediyorum ve eminim ki tüm bu soruların yanıtı Blog Ödülleri 2008 gecesinde gizli !
detaylar için buraya bakınız
May 6th, 2008
saat: 11:56 pm
Aşağıdaki sözler sizin şahsınıza yönelik değil, ortada dolaşan benzer fikirlere yöneliktir. Lütfen şahsınız adınıza yazdığımı düşünmeyin.
Yapıcı olmak bazen hataları net olarak dile getirmektir. Yıkıcı olmak ise bazı sitelerde görmüşsünüzdür. Şahısları aşağılamanın, çirkin küfürlerle aşağılayarak ahlaksızlığın daniskası yapılıyor.
Blogcunun taraftarları, eşleri dostları, soyu sopu, MSN arkadaşları vs. tarafından yapılan oylamada hiçbir gerçek payı yoktur. Bunu söylemem, bu eleştiriyi getirmem niçin hazmedilemiyor acaba?
%90’ı ufak tefek değişikliklerle oluşturulmuş çalıntı yazılar, %5’i şurdan burdan kısmi alıntılar ve kısmen değiştirilmiş alıntılar, geri kalanı da seviyesiz ıvır zıvır laubalilikler olan siteler dereceye girecekse bu elbette kalitesinden dolayı değildir. Özgün içerik ağırlıkta olmalı. Blogun mahiyeti budur zaten. Ayrıca iyi kalite önemli. Bunu ise serbest oylama yerine bu işlerden anlayan bir kurul belirlemeli.
Küfür mü ettim şahısları mı aşağıladım? Eleştiri yapmak için o işi üstlenmek mi gerekir? Herkes “Taşın altına el sokmama” basmakalıp sözü ile susturulmalı mı? Meselâ film eleştirmenlerine “Beğenmediysen sen film yap” demek mantıklı mı?
Son olarak diyorum ki:
Ben bu yılkini bütün Türk bloglarını kapsayan anlamda bir ilk, bir prova olarak kabul ediyorum. Ben düşündüğümü söylemesem başkaları söylemese ne olur? Elbette eleştiriler gelecek. Görülen hatalar dile getirilecek.
Yapıcı olmaktan konuşurken verdiğiniz örnek kişinin ise bir kadını nasıl aşağıladığını herkes biliyor. Hatadır matadır diye geçiştirilecek bir şey değil. 11 saat ara ile tekrarlanması.. yayımlanması istenen yazı yayımlanınca özür dilemesi.. O derecede aşağılanmış bir kadının özrü anında kabul etmesini beklemek densizliği ise başka bir çirkinlik oldu. İnsan bekler, öfkesi biraz dinince yeniden özür diler. Bu kadar da olmaz.
May 14th, 2008
saat: 11:30 pm
Ruhöküzü adlı blogun sahibi kişi;
Yazınızın yayımlanıp yayımlanmamasını isteyip istemediğinizden emin olamadığım için yayımlamadım.
Evet Zerrin adlı kişi aslında o kişi. Nedense böyle bir yola başvurmuş. Blog ödülleri yarışması hakkında haklı yönleri de var şüphesiz ama fazla öfkeli ve fazla aceleci davranıyor. En küçük haksızlıkları bile asla affedemeyen bir yönü olabilir. Ama öfkesini yenerek davranması gerekir. Onun özünde dürüst biri olduğuna inanıyorum. Sadece fazla öfkelenen bir yönü var. Öfkesi ise acele davranmasına, olayları gerektiği gibi ele alamamasına sebep oluyor. Buradaki daha önceki yazılarını siliyorum. Bu satırları da okuyacaktır herhalde. Yarın bunu da silerim. Yazılarımın altında böylesi eleştirilerin fazlalığını gereksiz buluyorum. Ayrıca bugünlerde üstünde durduğu konuyu ilerde esas sitemde ele alacağım. O zaman oraya yorum yazabilir.
Zahmet edip yazdığınız için teşekkür ederim.
Cem beye de konu ile ilgili hassaslığından dolayı zahmet edip buraya bilgi aktardığı için teşekkür ederim. Biraz ara vermeli. Ben birkaç ay sonra konuyu etraflıca ele alacağım.
Zamanlamayı iyi seçmek lazım. Hem şimdiyi hem bir sonraki yarışmayı hedef almak gerekiyor çünkü.