Bursa’da Kar
2 Aralık 2007 — Kategori: Kültür Sanat
27 Kasım Salı (2007) günü Bursa’da kar yağmış. Fotoğrafı H. Başak‘tan ödünç aldım.
Fotoğraf çok güzel çok da anlamlı. Böyle manzaralar beni çok duygulandırıyor. O tür mahallelerdeki evlerde nasıl insanlar yaşar, nasıl bir aile sıcaklığı vardır bakar bakar merak ederim. Derin bir hasret duyarım. Küçük ama tertemiz odalar… Börek kokusunun ev halkına verdiği mütesekkin ilaç etkisi.. Komşu ziyaretleri… Çay beklentisi.. Çocukların okullarına yürüyerek gitmeleri.. Veresiye defteri tutan bakkallar.. Sokaklarda dolaşan tavuklar.. Her yerde erik ağaçları.. Bambaşka bir güzellik o mahallelerde yaşamak. Bir de madalyonun öteki yüzü var diyeceksiniz. Demeyin.


02 Aralık 2007, 9:59 pm tarihinde.
Selam..Ali’ciğim…
O hasretle yad ettiğin güzelduygular inan ki şimdi y o k…. Onlar eski zamanlarda kaldı…
Evet belki o zaman fakirlik vardı evler kerpiçti. Gaz lambaları altında derslerimizi çalışırdık…daha fakir olanlar çıralar altında ders çalışırlardı.. Evet yoksulluk vardı ..Ama hiyanet yoktu.Sevgi vardı. Sadık dostlar vardı.Yardımlaşma vardı.Hürmet vardı.Ama şimdi …
Allah(c.c.) sonumuzu hayırlı kılsın… Bizlerihidayet eylesin…AMİN…
SEVGİYLE KALIN..DUAYLA KALIN…
03 Aralık 2007, 9:58 pm tarihinde.
Kar güzel şey, çevreyi bir kat daha güzelleştiriyor.Merak ettim şu tasvir aklına nereden geldi:
Börek kokusunun ev halkına verdiği mütesekkin ilaç etkisi…
Kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Sıcak çay ve zeytin, peynir, ekmek türü bir kahvaltı daha çok yakışıyor bence.
03 Aralık 2007, 10:15 pm tarihinde.
Bursada bazı yerlerde hala tavuklar var dolaşan.Ama çocukluğumdaki samimiyeti anlatsamda inandıramıyorum benim küçük oğlana.Bir dede vardı bizim mahalleden geçerdi sadece “çaya çorbaya limon” satardı.Başka bir dedemiz vardı başındaki tepside tatlı satardı sonra felç geldi bir tarafına bıraktı tatlı satmayı ama o haliyle yokuşu tırmanır her vakit namaza giderdi.Veresiye tutan bakkallar hala var ama önce bordro istediklerini duydum.Sanayağ kuyruklarını hatırlarım et balık kurumuna gider sabah ezanında kuyruğa girerdi anneannem.Dedikodu yoktu.Bizim mahallede bir kadın çocuklarını bırakıp başka biriyle kaçmıştı dört kızı kalmıştı sıra sıra.Bütün komşular anlaştı sırayla baktılar hatta biri bitlenmiş heryerini sarmış bitler temizledi mahalleli şimdi olsa ya ırzlarına geçilir yada atılır mahalleden.
Sahiden bize ne oldu..
Batılılaşalım derken bizden alınanların farkına varamayacak kadar popüler tüketime katıldık.Bizim apartmanda kimse kimseye selam vermiyor.Arada annemle onun gelin çıktığı mahalleye gideriz gözleri dolar “bak der;burda hüsniye teyzenler otururdu” yıkılmış oysa yerine apartman yapılalı yıllar olmuş.Babam da hep anlatırdı anneciği mısır ekmeği yaparmış haftada birgün mahalleye dağıtırmış ve evlere çamaşıra giden bir kadınmış bunu yaparken.
İnsanlığımızı,dinimizi,ahlağımızı kaybedeli o kadar çok oldu ki “kaybettik hükümsüzdür “demekte sakınca yok artık.
Fakat kar hala çok yakışıyor Bursa’ya..
04 Aralık 2007, 2:42 am tarihinde.
demiycem madalyonun öbür yüzünü
çünkü enteresandır bu görüntüler bendede huzur duygusu yaratır…nedense o evlerde yaşayan insanların sakin ve huzurlu olduklarını düşünürüm…
keşke burayada kar yağsa…
sağlıcakla…
04 Aralık 2007, 10:59 pm tarihinde.
@gülay
Kendimiz olmayı başaramayınca böyle oluyor işte. Elbetteki batıdan alacağımız bazı şeyler vardı ama niye hep en kötü taraflarını aldıkki.